11. sınıf dil ve anlatım dersi kitabı cevapları Google

Sponsor Reklamlar

5. sayfanın bir sözü geçmiş ama doğru mu yanlış mı bilmiyorum:

1) bilgi vermek için yazılmıstır
2)yer tarih belirttiği için doğruluğu yada kanıtlanabilirr
3)açıklayıcı anlatım kullanılmıstır
4)dil göndergesel işlevde kullanılmıstır

———————————————————–

sayfa 11
3. etkinlik
metinlerin sınıflandırılması sözlü anlatım: söylev
açık oturum
sempozyum
forum münazara
yazılı anlatım
öğretici metin: mektup
günlük
anı
biyografi
gezi yazısı
sohbet
deneme
makale
eleştiri
sanatsal metin
göstermeye bağlı metin: tiyatro
anlatmaya bağlı metin: hikaye
masal
fabl

 

Alp Arslan dönemini çevirdim ama pek iyi olmadı, yine de yazayım dedim…

 

EBUL FETH

Tuğrul Bey’in son zamanları gelmiş ama tahtını bırakacak bir çocuğu yoktu. Uzun düşünceler sonunda Çağrı Bey’in oğlu Süleyman’ın geçmesinin iyi olacağı sonucuna vardı. İyi yetişmiş biriydi, hükümdarlığı becerebilirdi.
Ölüm günü yaklaşmıştı, vasiyetini hazırladı. Düşündüğü gibi Süleyman’ın yerine geçmesini istedi vasiyetinde. Bir süre sonra da hayata gözlerini yumdu.
Süleyman sultan olacaktı ama buna engel olan biri vardı. Kardeşi Alp Arslan karşı geldi ve kendisini sultan ilan etti. Ama o tahtı isteyen yalnızca Alp Arslan değildi.
Kutalmış, taht için hak iddaa ediyordu. O geçmeliydi tahta! En sonunda ayarlanıp Alp Arslan’a karşı ayaklandı. Ancak bu ayaklanma hayatını kaybetmesine mâl oldu.
Taht mücadeleri çok uzun süre devam etti. Ölümler, kavgalar… Aslında hiç biri bu kavgaların zararlı olduğunu düşünemiyor gibiydi.
Her sultanın olduğu gibi Alp Arslan’ın da vezire ihtiyacı vardı. Düşündü düşündü ve en iyisi Nizamülmülk’ü getirmekti. Nizamülmülk devleti çok faydalı bir vezirdi.
Alp Arslan bir çok sefer yapmıştı. Bizans’ın önemli kalelerinden birini alması sonucu ebul feth ünvanını almıştı. Bu ünvanı Abbasi halifesine borçluydu.
Bir sürü isyanla uğraşan Alp Arslan, ağabeyinin isyanıyla da uğraşmak zorunda kalmıştı. Bu isyan üzerine Kavurd’un yönettiği Kirman üzerine sefer düzenledi. Ama Kavurd’un aklı başına gelmişti ve Alp Arslan’dan özür diledi. Alp Arslan da sonuçta büyük bir sultandı ve kişilik sahibiydi..
Yine sefer düzenledi. Ve yine ebul feth Alp Arslan orayı da itaat altına aldı. Buradan atalarının yaşadığı Cent’e giderek dedesi Selçuk’un mezarını ziyaret etti. O güçlü, ebul feth Alp Arslan burada yine normal bir insan haline dönüşmüştü ve dedesine özlemle üzüldü. Ama o güçlüydü ve çevresindekilere belli etmemeliydi. Üzüntüsünü içine gömdü ve seferlerine devam etti.
Bu da İki Buçuk’a yazdığım devam, bu da pek iyi değil ama…
“Bu şoförlerle de bir kere atışmasam olmaz!” diye iç çekti ve şoföre seslendi. Ama bu şoför sanki çok haklıymış gibi yine tersliyordu. Sinirleri tepesine çıktı ve ısrarla para üstünü istedi. Kavga gürültü alabildiği para üstünü cebine koyup yerine iyice yerleşti.
Yerinde, kendine kızgın bir şekilde düşünürken dolmuş ineceği durağa gelmişti. Dolmuştan indi ve işe giderken binmesi gereken diğer dolmuşa bindi.
Bu sefer kendine engel olabilmiş, parayı vermemişti. İnerken verecekti.. Şoför sinirle bağırdı ve yine tartışma çıktı. Bu sefer ki sebep parayı vermeyişiydi. Şimdi de bedavacı damgası yemişti.
Sinirle şoföre bir beşlik fırlatı dolmuştan indi. Sözünü tutabilceğine emin olamasa da, bir daha dolmuşa binmemek için kendine söz verdi…

——————————————————

sayfa 12 de 6. etkinliği öğretici metin olarak

(ülkemizin her şekrinde her yerinde rastladığımız ,yıkık dökük tarihi eserlerimizden araştırılıp geçmişten daha fazla bilgi edinilmeye çalışılıyor.bu defaki araştırmA ÜÇAĞAÇ TÜRBESİ İÇİNDE MEZAR OLMADIĞI HALDE TÜRBE KABUL EDİLEN bu harabe geçmişten günümüze kadar birçok hikayalere konu olmuş ve adklık olarak bilinmektediinsanlar üç ağacın ordasında bulunan bu harabeyi üç ağaç olarak adlandırmıştır.araştırmada tam 7 kişi çalışıp bu harabenin bir an önce geçmişinde ne olduğunu bulmak için ülkemizdeki önemli kazıcılar,tarihi kalıntı uzmanları birçok araştırma yapmıştır.sonucunda ise bu kalıntının 100 yıl önce bir kümes olduğu sonucuna varılmıştır.aslında insanların türbe diyerek dua ettikleri yerden tavuklara ait parçalar bulunmuştur.

————————————————————–

SYF:16-17-18
3)C
4)A
5)C
6)B
7)D
8)D
9)E
10)B
11)D
12)B
13)C
14)E
15)A
DİL VE ANLATIM HOCASI TARAFINDAN CEVAPLANMIŞTIR.

———————————————————

Sayfa 21
1. Geçmişte mektubun önemi büyüktü. Çünkü mektup tek iletişim aracıydı. İnsanlar sadece mektupla birbirlerine haber verebiliyor sadece mektupla birbirlerinden haber alabiliyorlardı. Bu nedenle geçmişte mektubun önemi büyüktü. Ancak günümüzde mektubun önemi ve yeri kalmamıştır. Mektubun yerini kısa msj e-posta gibi teknolojik iletişim araçları almıştır.
2. bir iş başvurusu yapmak ya da resmi makamlardan bir talepte bulunmak için dilekçe yazarız
3. kısa msj e-posta yoluyla gönderilen iletiler mektubun işlevini yerine geirmektedir.
4. Mektup kişiliğimizin bir aynasıdır..
Basit bir yazı türü gibi görülmesine rağmen mektubun da kendine özgü bir düzeni,bir disiplini,bir planı vardır.
3. etkinlik
Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar ortaya çıkmış eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en eski örnekler; Mısır firavunlarının diplomatik mektupları (MÖ 15. - 14. yüz yılları) ile Hitit krallarının Hattuşa (Boğazköy) arşivinde bulunan mektuplarıdır. Batı edebiyatında mektup türünün ilk örneklerini, Yunan edebiyatında görürüz. Mektup, bir edebiyat türü olarak, özellikle Latin edebiyatında gelişip yaygınlaşmıştır.. Rönesans’tan bu yana Avrupa’da çeşitli ülkelerde bu türün yaygınlaştığı görülür.. Mektup türünün Türk edebiyatında epey uzun bir geçmişi vardır. Münşeatlarda (Nesir halindeki yazıları bir araya toplanmasından meydana gelen eserlere denir.) resmi ve özel mektuplara geniş yer verilirdi. Şinasi’ nin öncülüğünde başlayan düz anlatım akımı, mektuplarda da etkisini göstermiş; Tanzimat’tan bu yana yazılan özel mektuplarda yapmacıksız, doğal bir anlatım kullanılmıştır.

———————————————————–

Sayfa 23
1. Özel mektupların giriş bölümünde mektubun yazılış amacı,
Gelişme bölümünde hakkında bilgi ve ya istekleri
Sonuç bölümünde ise saygı sevgi içeren sözler bulunmaktadır.
2. Oğuz Atay’ın kızına yazdığı mektupta yazı ve imla kuralları günümüzde geçerliliğini korumaktadır.
4. etkinlik
‘Seninle birlikte yaptığımız seyahatler ne hoştu ne güzeldi’
Cümlesinde seninle ve birlikte kelimeleri aynı anlamdadır birlikte kelimesi gereksizdir o yüzden anlatım bozukluğu vardır
————————————————————–

sayfa 24
1.özel mektuplarda gönderici ile alıcının birbirlerine karşı özel durumlarının yanında ele alınan konunun da metnin dil ve cümle yapısına yani üslübuna etkisi vardır.
2.incelediğim mektuplarda oğuz atay ve hamdi tanpınar ın mektupları aldıkları mektuplara cevap vermek için yazılmıştır. ahmet kutsi tecer ise kendi durumunu bildirmek için yazmıştır. mektupların yazılış amaçları da giriş bölümlerinde belirtilmiştir.
3.oğuz atay ve ahmet hamdi nin mektuparı özel mektuplar olduğu için gönderici alıcı ilişkisi yönünden bir içtenlik söz konusudur. oğuz atay kızına, ahmet hamdi de arkadaşına aralarında konuşabilecekleri herhangi bir konud mektup yazmışlardır. mektuptaki bu gönderici alıcı ilişkisi ve konular mektuparın dil ve cümle yapısını belirlemiş, bir içtenlik oluşturmuştur. ayrıca ahmet hamdi nin mektubu biraz daha edebidir.

5. etkinlik
“sninle birlikte yaptığımız seyahatler ne hoştu ne güzeldi” cümlesinde seninle ve birlikte kelimeleri aynı anlamı ifade ettikleri için biri gereksizdir.

——————————————————————————–

sayfa 25 6. etkilik
_sana mekyup yazdım ancak bi cevap alamadım.
_kardeşim kaplan, bir yığın can sıkıntısı, üzüntü ve yorucu iş arasında mektubuna cevap veremedim.
_makelem hakkında da bişey sölemedin
_haklısın , o güzel makalene de vaktinde teşekkür etmem lazımdı.
_beğendiğine sevindim.
_artık birinci sınıf bir muharrir olduğuna hiç şüphe etmiyorum.
_senin gbi ir edebiyatçıdan bu sözleri duymak çok güzel, gururlandırıyorsun beni.
_sana bağlı olduğum için bundn mesudum.
_ben de öyle çok çok mesudum. orhan seyfi de makaleme cevap verdi daha doğrusu eleştiride bulundu diyelim karşılık vermemek için kendimi zor tuttum
_orhan seyfi biraderimiz, daha doğrusu yusuf ziya beyin biraderi, raks manzumesi için yaptığı latif tenkitten sonra, bu sefer de senin yazdığına cevap vermiş. ben okumadım, yine kafiyelere çatıyormuş. tabi görüşlerimiz ayrı. münakaşaya değmez . hakikat şu ki kafiyeye bağlıyım.

arkadaşlar bu kadar gerisini siz getirin

_sana mekyup yazdım ancak bi cevap alamadım.
_kardeşim kaplan, bir yığın can sıkıntısı, üzüntü ve yorucu iş arasında mektubuna cevap veremedim.
_makelem hakkında da bişey sölemedin
_haklısın , o güzel makalene de vaktinde teşekkür etmem lazımdı.
_beğendiğine sevindim.
_artık birinci sınıf bir muharrir olduğuna hiç şüphe etmiyorum.
_senin gbi ir edebiyatçıdan bu sözleri duymak çok güzel, gururlandırıyorsun beni.
_sana bağlı olduğum için bundn mesudum.
_ben de öyle çok çok mesudum. orhan seyfi de makaleme cevap verdi daha doğrusu eleştiride bulundu diyelim karşılık vermemek için kendimi zor tuttum
_orhan seyfi biraderimiz, daha doğrusu yusuf ziya beyin biraderi, raks manzumesi için yaptığı latif tenkitten sonra, bu sefer de senin yazdığına cevap vermiş. ben okumadım, yine kafiyelere çatıyormuş. tabi görüşlerimiz ayrı. münakaşaya değmez . hakikat şu ki kafiyeye bağlıyım.

arkadaşlar bu kadar gerisini siz getirin

7. etkinlik
tarih kağıdın sol üst köşesine yazılır. ad soyad ve imza kağıdın sağ alt köşesine yazılır. hitap sol üst köşeye yazılır. adres kağıdın sol alt köşesine yazılır
*mektuplarda kağıt düzeni önemlidir. çünkü mektuplar kişiliğimizin aynasıdır.

——————————————————————————–

sayfa 26
1. verilen mektup örneği türk dil kurumuna bzı eserler istemek için yazılmıştır.
2.özel mektuplar arkadaşlar ve akrabalar arasında haberleşmek için yazılır. iş mektupları ise kişi ve kurumlar arasında veya kurumlar arasında sipariş satış gibi konularda yazılır.
3.açıklayıcı anlatım
4.özel mektuplarda içten ve samimi bir üslup varken iş mektuplarında ciddi bir üslup vardır bu yüzden iş mektuplarında kısa açık ve somut bir anlatım vardır

8. etkinlik
anlatım bozukluğu yoktur.

——————————————————————————–

sayfa 27
1.dilekçelerde resmi bir üslup kullanılır gereksiz sözcükten ve süsten kaçınılır.
2. incelenen iş mektubu ve dilekçe şekil özellikleri ve konu bakımından birbirlerine benzemektedir.konu olarak da istek söz konusudur. ancak iş mektubu kurumlar arasında dilekçe kişi ile kurumlar arasında yazılmıştır.
9. etkinlik
erzurum büyükşehir belediyesine burs başvurusunda bulunmak üzere öğrenci belgesi düzenlenerek tarafıma verilmesini istiyorum cümlesinde “bulunmak” yerine “kullanmak” olmalıdır.
10. etkinlik
öyküleyici ve açıklayıcı anlatım kullanılmıştır.
11.etkinlik
göndergesel işlevde kullanlmıştır

————————————————————–

Ağabeyini affetti ve göreve devam etmesine izin verdi Ama dolmuş şoförlerinin sanki bunla bir derdi vardı Saygımız,sevgimiz,karakterimiz,inancımız,görüş ve düşüncelerimiz hatta kültürümüz mektubumuza yansır Bu alanda yazanların başında Cicero (MÖ 106 - 43) gelir Özellikle Fransa’da mektup türü büyük gelişme göstermiştir sayfa 28
12, etkinlik kutuların hepsi işaretlencek!
13.etkinlik
özel mektup
özellikleri
akraba dost arkadas arasında yazılır . içtenlik hakimdir belli kurallara göre yazılır

iş mektupları
özellikleri
özel kurulusların birbirie veya vatandaslara gönderdikleri mektuplardor ciddi bir anlatımı vardır belli kuralları vardır
dilekçe
özellikleri
bir istekte bulunmak bilgi vermek amacıyla kişilerin resmi mekanlara yazdığı mektuplardırkısa ve özanlatın ypılır belli bir plana göre yazılır

—————————————————————

30 31 ölçme değerlendirme

1-*mektup
*yazılış amacı -konudan
*arz -rica -arz ve rica
*özel-iş-edebi mektup
2-*D
*D
*D
*Y
*Y
*D
*D
3-D
4-C
5-E
6-B
7-E
8-B
9-B

———————————————————–

SAYFA 33

1-) Batı devletleri gelişmiş devletler olduğu için batılılaşırken çağdaşlaşmışlardır.Çağdaşlaşıp gelişmiş bir devlet de uygarlaşır.

2-) —-,

3-) —-,
ANLAMA YORUMLAMA

1-) Kanun,adalet,demokrasi,insan hakları,eşitlik,
yeni kavramların kaynağı : avrupa ülkeleri

2-) Öğretici metin türleri : Makale , deneme, eleştiri,köşe yazıları,haber yazıları,anı,biyografi,mektup günlük

3-) a) tabloya yazılacak metin.

Toplumu bilgilendirmek ve eğitmek amacıyla öncelikle düzyazı türleri gelişmiştir.Öğretici metinler adını verdiğiniz bu metinler gazete aracılığıyla yazımızda yer almaya başlamıştır.Bunlar
eleştiri,makale,köşe yazıları,deneme,anı,biyografi,mektup,günlük vb gibi yazı türleridir.

c) Tanzimat edebiyatı batı kültüründe etkilenilmiştir.Fakat eski edebiyatın yani klasik edebiyatının özelliklerine alışıldığı için onlardan da yararlanılmış ve kullanılmıştır.

ç) O zaman batıyı örnek almışız.Bugünde örnek almaya devam ediyoruz.Ama özel yerlere yabancı kelimeler kullanılması, öz dilimizi bozduğu için olumsuz bir örnektir.

4-) Temel ilkelerini M.Kemal Atatürk’ün belirlediği Atatürkçülük bir düşünce olarak akıl ve bilimi temel almış Türk kimliğini koruyarak çağdaşlaşayı hedeflemiştir.Bu açıdan dolayı gelişen ve hareketli bir kavram diyebiliriz..

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

1-) d,d,y
2-) a
3-) doğu-batı
4-) c
5-) —-,

—————————————————–

sayfa 36 9 soru

1- Kısa, samimi ve sevecen bir anlatım vardır. Sanat kaygısı yoktur.
2- Günlüklerde anlatılanlar önce yaşanılmış, daha sonra yazılmıştır.
3- Kendisi için yazmıştır.
4- İnandırıcı buluyorum. Çünkü anlatılanlar mübalağasız ve günlük hayatta insanın yaşayabileceği şeylerdir.
5- Günlüklerde gözlem ve kişisel dikkat önemlidir. Çünkü yazar çevresinde olup bitenleri ince ayrıntılarıyla anlatmıştır.
6- Öyküleyici ve betimleyici bir anlatım, akıcı bir dil ve kısa cümleler kullanılmıştır.
7- Bence tema yazarın o an ki ruh hali ve kişisel duyguları.
8- Betimleyici anlatım türü kullanılmıştır: “Yeats öksürükler aksırıklar içinde iki üç şiirini okudu. Sevgili ihtiyar ses! Gökyüzü hala kapalı ve puslu.”
9- Ağırlıklı olarak göndergesel işlevde kullanılmıştır.

 

sayfa 36

4.etkinlik

kısa yazılardır
olay yaşayan kişi tarafından yazılır
içten bir analtım vardır

yaZarın hayatından izler taşır
olaylar tarih atılarak yazılır
5. etkinlik anlatım bozukluğu

çorba yarım dilim ekemek biftek, barbunya, salata yedim,
..ANLATIM BOZUKLUĞUNUN SEBEBİ .. yüklem eksikliği
akıcılık:akıcı bir metin anlaşılır bir dil
duruluk:duru ve açık bir metin
yalın:yalın bir metin

sayfa 37
8.eTKİNLİK

gerçek anlamlı:ekmek,süt,köfte
metne kazandırdıklarI: Olayın gerçekten yaşandığı

mecaz anlamlı:bayılmak,atmak,ısmarlamak, hava yapmak
metne kazandırdıkları:farklı kavramları ve durumları karşılayabilmek için kullanılmıştır

————————————————–

sayfa 37

9.eTKİNLİK

ses düşmesi:kayboldu, resmi, kahvaltı

sebebi:ünlüyle başalyan ek alması

ses türemesi:evde-y-im
hava-y-ı

masa-y-ı
radyo-s-u

sebebi:yardımcı sese ihtiyaç olması

sayfa 37

anlama ve yorumlama

1>yazma alışkanlığı gelişir kendini dah iyi tanır.
2>
3>eksik yönlerini görür rahatlar

181 Comments

  1. zeynep diyor ki:

    ya 13.sayfanın cevapları olan bana msnden ulassın:)
    zeynep-demiray@hotmail.com

  2. Kerim Sessiz diyor ki:

    SaoLasın yeğenim.ELine sağLık

  3. LEYLA diyor ki:

    yaa çook guzelde…
    nıe devamı yok kı… butun soruların cevaplarını yapın yaaa… YAPINDA BIZI BU DERTTEN HOCALARIN DIRDIRINDAN KURTARIN…

  4. vildan diyor ki:

    bana 76 dan sonrası lazım ayrıça güzel olmuş tşk

  5. HASAN diyor ki:

    site çohk güzl ama bana 51.sayfanın cevaplarını yolla ya bilirmisiniz msn me bekliyorum cewapları konya_esmer42@hotmail.com

  6. sümeyye diyor ki:

    cok teşekkürler ama 50 den sonrası yok mu

  7. suden diyor ki:

    Sayfa 51

    11.sınıf dil ve anlatım sayfa 51,52,53,54,55,56,57,58,59 60 Cevapları
    Hazırlık Çalışmaları
    Soru 5 : Tv , Gazete, Dergi, İnternet
    Soru 6: Bir hayat hikayesi yazmanın zorluğu ve yazarlara werdiği önem.(bu yanlıs olabilr

    1.Etkinlik:
    İnsanların araştırma, öğrenme istekleri,ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır.
    3.Etkinlik:

    Biyografi Ve Tarihsel gelişimi
    Kendi alanlarında ünlü olmuş, siyaset adamı, edebiyatçı, sporcu, bilim adamı, ses, sinema, tiyatro sanatçısı, gazeteci, ticaret adamı gibi kişilerin hayatlarını, neler yap-tıklarını, ülke ve dünya insanlığına neler kazandırdıklarını, hayatlarının önemli başarılarını ve dönüm noktalarını bütünüyle anlatan yazı ve kitaplara biyografi (yaşamöyküsü) denir.

    Bir kişinin hayatını ayrıntılı olarak veren kişisel biyografi kitapları olduğu gibi, birden çok kişinin hayat hikâyelerini bir araya getiren genel biyografi eserleri de var-dır.

    Örneğin antolojilerde, ansiklopedilerde, yıllıklarda birden çok kişinin biyografileri çok kısa olarak ana hatlarıyla verilir. Bu eserlerde ya da yazarın kitabının arka kapağında veya iç sayfasında yer alan biyografiler genellikle kısadır. Ayrıntıları atılmış daha çok doğum ölüm tarihleri, doğum yerleri, bitirdikleri okullar, çalıştıkları işler, yazdıkları eserler ve önemli başarıları anılmakla yetinilir.

    Her döneme, her mesleğe ve her millete ait kişilerin biyografilerini veren eserlere evrensel biyografi, bir millete ait kişilerin biyografilerini verenlere ulusal biyografi, bir bölgeye mensup kişilerin biyografilerinin toplandığı eserlere bölgesel biyografi, belli bir mesleğe mensup kişilerin yer aldığı eserlere meslekî biyografi, belli bir dönemde yaşayanların hayat hikâyelerinin verildiği eserlere de dönem biyografisi denir. Dönem biyografisine çağdaş insanların yer aldığı Who’s Who? (Kim Kimdir?) adlı eseri gösterebiliriz.

    Biyografiler yazım tekniğine göre de farklılıklar arz etmektedir. Bunları kısaca şöyle sınıflandırabiliriz:
    a. Bilimsel biyografi
    Biyografik bilgileri kronolojik bir sıra içerisinde, alt başlıklar halinde, onun dönemi içindeki konumunu, getirdiği yenilikleri, gösterdiği başarıları, eserlerini, eserlerinin değişik özelliklerini eleştirel bir tutumla, belgelere, araştırma ve incelemelere dayalı olarak veren çalışmalara bilimsel biyografi ya da biyografik monografi denir. Bu tür eserlerde kişinin doğumu, yetişmesi, öğrenimi, çalışma hayatı, türlerine göre eserleri, eserlerinin önemi, şekil ve muhteva özellikleri, başarıları, ödülleri ve başka özellikleri bölümler halinde verilir. Bilimsel biyografi türüne şu örnekler verilebilir: Mehmet Kaplan, Tevfik Fikret Devir-Şahsiyet-Eser (1971); İsmail Parlatır, Recaizade Mahmut Ekrem (1995); Ö.Faruk Huyugüzel, Hüseyin Cahit Yalçın’ın Hayatı ve Edebî Eserleri Üzerinde Bir Araştırma (1984).

    b. Biyografik roman
    Roman, hikâye gibi tahkiye kurgusu içerisinde, olay anlatımı üslûbuyla kişiyi bir roman kahramanı gibi olayların içindeki konumlarıyla sunan eserlere de edebî biyografi ya da biyografik roman denir. Biyografik romanlarda kişinin ruhsal ve fiziksel özellikleri, davranışları, duyguları, düşünceleri, tepkileri, tavır alışları, giyinişi gibi pek çok değişik özellikleri ayrıntılı olarak verilip bir anlamda onun portresi çizilir. Hayatı içerisinde canlı, yaşayan bir kişilik olarak sergilenir. Buna örnek olarak M. Emin Erişirgil’in Mehmet Akif /İslâmcı Bir Şairin Romanı (1956); Tahir Alangu’nun Ömer Seyfettin (1968) adlı eserleri verilebilir. Ayrıca Oğuz Atay’ın Bir Bilim Adamının Romanı (1975) adlı romanı da bu türün en iyi örneklerindendir. Yazar bu romanında hocası Mustafa İnan’ı merkez alarak bir dönemin idealist neslinin hayatını yansıtmıştır.

    c. Nekroloji
    Ölen ünlü bir kişinin hemen ölümünden sonraki günlerde genellikle gazete ve dergilerde yakın çevresinde yer alan kişiler tarafından onun üstün niteliklerinin, erdemlerinin, çalışmalarının ve diğer özelliklerinin anı üslûbuyla anlatıldığı yazılara denir. Bu yazılar bir anlamda öleni çok seven birinin ağıtları, duygusal, öznel açıklamalarıdır. Bu tür yazılara örnek olarak Yahya Kemal’in ölümü dolayısıyla kaleme alınmış şu yazıları verebiliriz: Vehbi Cem Aşkun, “İstanbul Aşığını Kaybetti” (Dünya, 5 Kasım 1958); Nimet Behsuz, “Büyük Şairin Arkasından” (Yeni Gün, 3 Kasım 1958); Cenap Gedikoğlu, “Bir Dev Şair Göçtü” (Yeni Gün, 5 Kasım 1958).

    Oto-biyografi: Bazı ünlü kişiler hayattayken kendi hayat hikâyelerini yazmışlar-dır. Bunlara da oto-biyografi (özyaşamöyküsü) denir.

    Önceleri biyografiler, genellikle kralların, büyük din adamlarının ya da olağanüstü kahramanlıklar göstermiş ki şilerin hayatıyla sınırlıydı. Bunların biyografilerinde genellikle onların gerçek özelliklerinin ve niteliklerinin yanında efsanevî, menkıbevî özellikleri de vurgulanırdı. Kahramanların yüceltilmiş kişilikleri o topluma bir özgüven aşılıyor, ayrıca model kişilikleri sunularak onlar gibi olunması salık veriliyor ve bazı hikmetli davranışlarıyla da ibretli dersler verilmesi amaçlanıyordu. Örneğin Tanzimattan önce klâsik Türk edebiyatında yazılan menakıb-nameler, tarikat büyüklerinin kerametlerle dolu olağanüstü hayatları verilir.

    Türk edebiyatında ilk biyografik eser, Malik Bahşi’nin Feridüddin-i Attar’dan çevirmiş olduğu Tezkiretü’l-Evliya’dır.
    Daha çok mesleklerine göre düzenlenmiş ve birden fazla kişinin biyografisinin yer aldığı tezkire, menakıb, vefeyat, devha, sefine, tuhfe, hadika, fihrist, silsilename, şa-irname, gazavatname, sicil gibi adlar altında birçok eser kaleme alınmıştır.

    Menakıpname ya da velâyetname denilen eserlerde tarikat büyüklerinin, evliyaların, pir ve şeyhlerin olağanüstü halleri, kerâmetleri ve diğer kişisel özellikleri anlatılır. Yayımlanmış bazı menakıpnamelere şu örnekler gösterilebilir: Hacımsultan Velâyetnamesi (Rudolp Tschudi); Hacı Bektaş Velâyetnamesi (Erich Gross).

    Vakayinamelerde de birçok devlet adamının biyografilerine ait malzemeler bulmak mümkündür.
    Şuara Tezkireleri: Şairlerin biyografilerine, eserlerine yer veren, şiirleri hakkında değerlendirmelerin bulunduğu eserlere şuara tezkiresi denir.

    Türk şairlerinin biyografilerinin toplandığı ilk Türkçe şuara tezkiresi XV. yüz-yılda kaleme alınan Ali Şir Nevayî (ö.1501/907) ‘nin Mecâlisü’n-Nefâis (1491/896) adlı eseridir.

    Tanzimattan günümüze kadar yazılmış biyografilere şu örnekleri verebiliriz: Re-caizade Mahmut Ekrem, Kudemadan Birkaç Şair (1885); Muallim Naci, Osmanlı Şair-leri (1890); Beşir Fuad, Viktor Hugo (1886); Süleyman Nazif, Mehmet Akif (1924); Kenan Akyüz, Tevfik Fikret (1947); Mehmet Kaplan, Namık Kemal Hayatı ve Eserleri (1948); Olcay Önertoy, Halit Ziya Uşaklıgil, Romancılığı ve Romanımızdaki Yeri (1965); Birol Emil, Mizancı Murad Bey, Hayatı ve Eserleri (1979); Nurullah Çetin, Behçet Necatigil, Hayatı, Sanatı ve Eserleri (1998).

    SAyFa 57:
    1. Hiç bir fikir katılmamıştır içine nesneldir.Kişiler hakkında bilgi werir.
    2.Bütün hayatı anlatılmıştır. Askeri Siyasi,Aile , yazar ve şair hayatı ele alınmıştır
    3.Ailesinin bilgili olması erkenden okula başlatmaları, şiire olan ilgisi,etrafında yazmaya müsait konuların çok olması.
    4.Bir çok kaynaktan yararlanılmış. Hayatı anlatılmış. Bu yazılar nesnel olduğundan bilgi ve belgeler kaçınılmazdır.
    5.Şüphe uyandırdı ve yazar kendi görüşlerini katardı insanların aklında bir soru bırakırdı yani eğer belgelere dayandırılmasaydı.
    7. Aynı
    SayFa 58
    8.Çok önemlidir. Bize bizim değerlerimizi kültürümüzü gösterir.
    9.Biyografide ise tarihten izler taşıyan anı ve günlüğü yazan olayları yaşayandır.kişilerin hayatlarını anlatır.
    10. Öğretici anlatım türüyle yazılmıştır.

    SayFa 60
    Hayatım Metni sorusu:
    Ömer Seyfettinde bütün hayatı bir başkası tarafından yazılmıştır bunda ise Hasan Ali Uücel kendisi belirli bir yere kadar yaşadığı zamanı yazmıştır
    Anlama ve Yorumlama
    1.Kronolojim önemli olaylarım, kişisel özelliklerim , düşünce hayatımı ve ilgi alanlarımı yazardım

    ——————————————————————————–

  8. suden diyor ki:

    inşalla işinize yarar bu arada ben hoca değilim bende 11. sınıf öğrencisiyim :d:d

  9. özlem:) diyor ki:

    guzelm devam olsaydı hiç de fena olmazdı ama yani

  10. neslihan diyor ki:

    süper bi site ya emeğinize sağlık:D

  11. HASAN diyor ki:

    çohk saol çok işime yaradı sudencim

  12. murat diyor ki:

    bi de 63 ü sayfanın cevaplarını yapan warmı arkadaşlar yapan warsa lütfen söylesinnnnnnn çok acilllllllllllllllllllll

  13. suden diyor ki:

    SAYFA 62-
    13. ETKİNLİK
    1.Kim Bu?= Sait Faik Abasıyanık
    2.Kim Bu?=Faruk Nafız Çamlıbel
    3.Kim Bu?=Peyami Safa
    BU SAYFADA Kİ DİĞER ETKİNLİKLER KİŞİSEL…
    SAYFA 63-
    1.BOŞLUK DOLDURMA
    cvp: otobiyografi
    2. Doğru Yanlış
    1.y
    2.y
    3.d
    4.d
    Test Soruları
    3.E
    4.A
    5.C

  14. müberra diyor ki:

    69.sayfadaki 4.etkinlikteki anlatım bozuklukları nerde?

  15. özge diyor ki:

    gerisi nerde yhaaaaa???????????????

  16. esin sevda diyor ki:

    murat sayfa 63.
    1.otobiyografi
    2.y-y-d-d
    3.e
    4.a
    5.c
    buyur işte burda:)

  17. onureis diyor ki:

    tüm debiyat konuları yapılmış geçen seneden kalöış kitabım var msn verdim asaıda ekleyin ücretsiz veriim
    onur1993-1993@hotmail.com

  18. ada diyor ki:

    ALLAH razı olsunnnn

  19. mizgin diyor ki:

    ya devamı yok mu biz çooooooooooooook ilerdeyiz amaaaaaaa lütfen devamınıda yapın ;(((

  20. erdi diyor ki:

    allah razı olsun hazırlayandan devamını bekliyoruz

  21. mervee diyor ki:

    sayfa 65- hazrlık çalısmaları 2- bu söz insanların farklı yerler görüp ögrenme istegini vurgulayan bir sözdür. insanlar tarih boyunca görmedigi gitmedigi yerleri hep merak etmiş bu yerler hakkında bilgi edinmeye çalışmıştır.

    sayfa69
    1- gezi yazılarında gezilen yerin tarihin cografi özellikleri sosyal ekonomik kültürel yaantısı ; din,ahlak,gelenek ve görenekleri anlatılır. anlatılanlar mutlakagerçek olmaktadır.açık,sade canlı bir anlatım yapılmaktadır.
    2-metinde anlatılan japon halkının azmi, çalışkanlıgı,teknolojisi yazarın ilgisini çeken unsurlardır.
    3-gezi yazılarında görülen her şey degil sadece yazarın dikkatini çeken kültür ve tabiat zanginligi,tarihi özellkleri ve yaşam biçimi hakkında bilgi verilir.
    5-metinde bütünlük paragrafların birbirine baglanmasıyla saglanmıstır.
    9-deil metinde göndergesel işlevde kullanılmıstır.

  22. mervee diyor ki:

    ölçme degerlendirme çalışmaları (sayfa 73)
    1…….. göndergesel
    ……..evliya çelebi
    2- … y
    …y
    3-…(d)
    4-..(a)
    5-…(c)
    6-…(d)
    7-…(e)
    8-…(b)

  23. hakan diyor ki:

    cok güzel birşey

  24. hakan diyor ki:

    çok tatlısınız

  25. murat diyor ki:

    ben bu hazır cevaplara bayıldım

  26. hasan diyor ki:

    cok şeker bir program ya supersiniz

  27. cafer diyor ki:

    bütün emek verenlere teşekkür ederim
    çok yardımınız oldu

  28. zeHra... diyor ki:

    aynenn cokk güzeLL 0Ldu bu bencede..iii

  29. yasemin diyor ki:

    yhaaa bnce süper bişeyy yaniiii bilgileri süprrrrrrrrrrrrrrr

  30. ada diyor ki:

    BUNU HAZIRLAYANIN ELLERİ DERT GÖRMESİN

  31. HASAN diyor ki:

    çok güzel bi hazırlayanın elleri dert görmesin

Sizde Yorum Gönderin

Spam Protection by WP-SpamFree Plugin