->
100
sayfa
1)a*Melik Danişmend’in Haraşna’da uyurken bir rüya görmesi,
*Melik Danişmend’in otağına bir elçinin gelip ona Kara Tigin tarafından gönderilen mektubu sunması,
*Mektup okunduktan sonra Abdurrahman Tokati’nin otağa gelmesi,
*Melik Danişmand’in yirmi bin erle Tokat’a doğru yola çıkması,
*Tokat önlerinde konaklayan düşmanla savaşılması,
*Melik Danişmend’in düşman beylerini dine davet etmes, o gece bir rüya görmesi,
*Melik Danişmend’in okuduğu dua ile Gümenek Irmağı’nın suyunu kesmesi,o gece bir rüya görmesi,
*Melik Danişmend’in askerleriyle Cincife ovasında konaklayarak savaş hazırlığı yapmaları,
*Melik Danişmend’in savaşı kazanması
b
Tema:Melik Danişmend’in kahramanlıkları
4
Etkinlik
1)a
Danişmendname’deki kahramanlık teması ile dönemin sosyal özellikleri örtüşmektedir
b
1)Ağaçların aşılanması,
2)Savaşta at,silah ve zırhların kullanılması,
3)Kalelerde yaşanılması,
4)Elçilerin mektup getirmesi,
5)Seferlerde alem,sancak taşınması;davulların çalınması,
6)Savaş için otağ kurulması,
7)Sevinçli haberlerde müjde davullarının çalınması,
8)Savaşta esir ve ganimet alınması,
9)Esirlerin bağlanması,
10)İpek kumaş kullanılması,
11)At sürüsü beslenmesi,
12)Fethedilen yerlerin imar edilmesi(mescit,medrese

),
13)Haber almak için casusların kullanılması,
14)Düşmanı hazırlıksız yakalamak için gece baskınlarının yapılması
2)Kahramanlık temasının tüm dünyada en çok işlenen kavram olduğu göz önünde bulundurulursa ,işlenen temanın evrensel olduğu sonucuna ulaşabiliriz
3)*Kısa cümleler kullanılmıştır
*Özgün metinde kullanılan bazı seslerle günümüz Türkçesindeki sesler arasında farklılaşma olduğu görülmektedir
4)Metnin yapısını oluşturan ögeler:Olay örgüsü,kişiler,mekan,zaman
Metnin yapısını oluşturan ögeler arasındaki ilişki:Olay örgüsü,kişiler,mekan ve zaman temayı ifade etmede ve somutlaştırmayı sağlamada birer araçtır
5)mekanın ve zamanın geçtiği cümleler
mekan: Eflanis kalesine ulaştı
Bir çadır içine girdi
Niksar ırmağının kenarında


Gümenek ırmağı kenarı


Göçüp yüksek dağlara çıktılar
zaman:
bir gece Haraşa’nda

O gece Melik dinlendi
Akşama yakın geri döndüler
Seher vakti olunca gözünü uyku aldı
mekanın ve zamanın anlatımı:
mekan: yerler verilmiş tasvir yapılmamıştır
zaman: yaklaşık zamanlar kullanılmıştır
6
TASVİR CÜMLELERİ
yüksek dağlara çıktılar
şiddetli bir savaş oldu
rengarenk alemler götürdüler
METİNDEKİ İŞLEVİ
tasvirlerin amacı metni anlamlı ve canlı kılmaktır
7
herşeyi bilen bi kişi tarafından yazılmş ilahi bakış açısı kullanılmştır
8
ikiside hayatlarını kötülüklerle mücadele etmeye adamış kahramanlardır
cesurdur
islam dinini yayma için savaşlar yapan kahraman insanlardır
SAYFA 104
DANİŞMEND GAZİ
TİP NASIL BİR İNSANDIR?
kahramanlık yönü bulunan,cesur ve yiğit bir insandır
TİP DURAĞAN MIDIR DİNAMİK Mİ?
hikayenin başından sonuna kadar hareketlidir
(dinamik)
HANGİ KISIM BÖYLE DÜŞÜNMENİZE NEDEN OLDU?
hikayenin bütün kısmı
SOSYAL ORTAM ÇEVRRE




kahramanlık yönünün ortaya çıkması bakımından etkilemiştir
BU TİPİN SİZİN SOSYAL VE TOPLUMSAL








çağın gereklerinden dolayı fark vardır
DİĞER KAREKTERLER ÜZERİNDE ETKİSİ








ana kahraman olduğu için vardır
TİP KENDİ KİŞİLİĞİNİN FARKINDA MIDIR







farkındadır
yaptıkları bunun göstergesidir
SİZCE GERÇEK HAYATTAA










gerçek hayatta böyle olağanüstülükler taşıyan bir karekterle karşılaşmak mümkün değildir
107
1
Cemşidin rüyasında gördüğü kıza aşık olması
2
Cemşidin bu kızın anadoluda olduğunu öğrenmesi ve önce çine oradan anadoluya geçmesi
b
Bu olaylar hayal gücünün ürünü olduğu için yaşanamaz
c
Cemşidin rüyası
5
etkinlik:
a
Yazıya geçirildiği dönem ile tema arasında bir bağ yoktur
Bu durum temanın iran edb
alınmasından kaynaklanır
b
Kişiden kişiye değişir
3
Aşk teması çok sık işlendiği için evrenseldir diyebiliriz
4
Metnin yapısını oluşturan ögeler;Olay örgüsü,mekan,zaman,kişiler
Metnin yapısını oluşturan ögeler arasındaki ilişkiler;Ögeler metnin temasını vermede birer araçtır
5
Kişiler;Cemşi,Hurşid,Kayser
Kişilerin özelikleri;Çin hükümdarının oğlusur
Zorlu yollardan geçip Hurşid için mücadele veren kahramandır
Hurşid;Cemşidin rüyasında görüp aşık olduğu kız
Kayser;Hurşidin babası
Kişilerin işlevi;Cemşid;Mesnevinin baş kahramanı
Hurşid;Baş kahraman
Kayser;Yardımcı kahraman
b
Değişen hayat şartları nedeniyle etkisi yoktur
6
Cemşid için derdinin dermanı yoktur onu nasıl anlatayım
7
Kayser///sarayına///gelince mekanların sadece adı verilmiştir
Belirsiz bir zaman anlayışı vardır
8
Hindistandan çıkıp çine geldi
9
Kahramanların mekanın ve zamanın ayrıntılı tasvirleri yapıldı
Metnin tamamı nesir şeklinde olurdu
10
Günümüze gelinceye kadar bazı söz değişiklikleri oluşur
bazı yabancı sözlü kelimeler kullanılmıştır
11
Sade bir dil kullanmıştır
Klasik türk edb
şairidir
sayfa 115
1
üstteki paralel çizgiler; akıl,utanma-haya,ilim,iman
alttaki paralel çizgiler;öfke,aç gözlülük,haset,şüphe
Ana düşünce;İman rahmani,şüphe şeytanidir
2
Dönemin tasavvuf ve hayat anlayışını ilahi aşkı ve bu aşkın verdiği coşkuyu,islam inancının kaynaklarını öğretmek amacıyla yazmıştır
3
Makalatın Özellikleri:
Eserde sade,anlaşılır bir dil ve kısa cümleler kullanılmıştır
Bazı sözcüklerin günümüze gelinceye kadar bazı ses değişikliklerine uğradıkları görülmektedir
sayfa 116
4
13
ve 14
yüzyıl öğretici metinleri==>>*manzum metinler(şiir)
*mensur metinler(düz yazı)
5
Tasavvuf Geleneğine bağlı kalınarak oluşturulmuştur
sayfa 117
6
olay örgüsü;Nasrettin Hoca günün birinde ölür
Birilerinin cenazesini kaldıracağını düşünür
Kimsenin oralı olmadığını görür
Yardımcı kavram ve düşüncelero paralel çizgilere yazılcak olan kelimeler
)
*vefasızlık,yalnızlık,ilgisizlik
Ana düşünce;İnsan her işini kendisi yapmalı başkalarına güvenmemelidir
sayfa 119
a
KONULARI BAKIMINDAN ÖĞRETİCİ METİNLER
*Tıp metinleri * dini metinler * İslam menkıbeleri * öğüt ve bilgi verici metinler
b
Sade ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır
Cümleler kısa ve açıktır
Bu dönem öğretici metinleri din tasavvuf tıp ve tabiat konularında yazılmıştır
Bu yüzyılda yazılan öğretici metinler aydınlatıcı ve yol gösterici metinlerdir
ÖLÇME DEĞERLENDİRME
1
a
2
T A S A V V U F
3
e
4
Makalat adlı eseri

Hacı Bektaş Veli

yazmıştır
14
yy öğretici metinleri anlatım biçimleri bakımından

manzum
ve

mensur

olmak üzere iki gruba ayrılır
5
D,Y,D,D,Y,D,Y
sayfa 123
BİRİM DEĞERİ:beyit
BİRİM SAYISI:beş
ŞİİRİN TEMASI:aşk
BİRİMLERDE ANLATILANLAR;
1
şair sevgilisinin yüzünü açıp salınarak yürümesini,bağdaki çiçek ve ağaçların da bunu görmesini istemektedir
2
şair,bu aşk hastalığına sevgilinin aşkından düştüğünü,bunun da nasıl amansız bir hastalık olduğunu herkesin görmesini istemektedir
3
şair sevgilisinin aşkından perişan olduğunu,vücudunda yaralar açıldığını söylemektedir
4
şair,aşk derdinden dolayı kemikleri sayılacak kadar zayıfladığını ,bu hali ve inlemeleriyle tıpkı Musikar’a benzediği söylemektedir
5
şair güzellere yumuşak huylu değiller,demenin yanlış olduğunu,gördüklerinde hemen yumuşak huylu olduklarını söylemektedir
Ç
gazeldeki beyitlerin yerleri değiştirilerek okunduğunda gazelin anlamında herhangi bir değişiklik olmamaktadır
Çünkü gazelin birimleri olan her beyit kendi içinde bir bütündür
Bu nedenle anlam aynı birim içinde başlar,aynı birim içinde biter
Dolayısıyla bir beyitteki anlam diğer beyitlere bağlı olmadığı için beyitlerinin yerlerinin değiştirilmesi gazelin anlamında herhangi bir değişikliğe sebep olmamaktadır
D
Şiirde anlatılanların gerçek hayatta yaşanılması mümkün değildir
gazeldeki sevgili ve aşık tipleri,şairin hayal gücünün ve bağlı bulunduğu Divan şiiri geleneğinin tipleridir
E
Gazel nazım şeklinin özellikleri;
*Divan şiirinin nazım şekillerindendir
*5-15 beyit arasında yazılır
*İlk beytine matla,son beyitine makta,en güzel beyitine beytü’l-gazel,şairin adının veya mahlasının geçtiği beyte mahlas beyti denir
*İlk beyit kendi arasında kafiyelidir
*Genellikle aşk,kadın ve içki konuları işlenmiştir
F
Her iki şiirde gazel nazım şekli,beyit nazım birimiyle ele alınmıştır
Kafiye şeması Baki’nin gazelinde olduğu gibi aa/ba/ca

şeklindedir
Her iki gazelinde teması aşktır
Anlatılanlarda gerçek hayatta yaşanması mümkün değildir
Hoca Denhani’nin gazeli 7 birim iken ,Baki’nin gazeli 5 birimdir
2
ETKİNLİK
Aşk temasıyla bulduğunuz şiirleri sınıfta okuyunuz
((arkadaşlar buna Özdemir ASAF’ın –LAVİNİA– şiiri örnek verilir
))
2
Gazelde aşk teması işlenmiş ve bir aşığın durumu gözler önüne serilmişti
Burada ise aşığın durumu yine gazelin bütünündeki durumuna eşdeğerdir
Verilen sözcükler okunduğunda yine halini anlatan ve sitem eden aşığın durumu ortaya çıkmaktadır
3
İMGELER
GÜL VE NESRİN:rengi dolayısıyla sevgilinin yanağı
SERVİ VE SANAVBER:uzunluk ve salınış sebebiyle sevgilinin boyu ve yürüyüşü
GÜLNAR:rengi ve şekli dolayısıyla aşığın vücudundaki yaralar
4
SÖZCÜK: Gülnar
GERÇEK ANLAMI: nar çiçeği
ŞİİRDEKİ ANLAMI:yara
GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Gülnar bu mevsime yakışıyor
MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Bu dertten gülnarlar açtı her yanımda
SÖZCÜK:muhabbet(gülşeni)
GERÇEK ANLAMI: gül bahçesi
ŞİİRDEKİ ANLAMI:vücut
GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Gül bahçesi rengarenkti
MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Yanımdayken kendimi gül bahçesinde hissediyorum
SÖZCÜK:Musikar
GERÇEK ANLAMI:efsanevi kuş
ŞİİRDEKİ ANLAMI:vücut
GERÇEK ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Musikar efsanevi bir kuştur
MECAZ ANLAMDA ÖRNEK KULLANIM:Öyle güzel sesi vardı ki Musikar’ı andırdı
6
Açıl bağun gül ü nesrini ol ruhsarı görsünler
Salın serv ü sanavber şive-ı reftarı görsünler
yukarıdaki dizelerde istiare(eğretileme)sanatı vardır
Kapunda hasıl itdi bu devasuz derdi hep gönlüm
Ne derde mübtela oldu dil-i bimarı görsünler
yukarıdaki dizelerde teşhis(kişileştirme)sanatı vardır
Açıldı dağlar sinemde çak itdüm giribanum
Muhabbete gülşeninde açılan gülnarı görsünler
yukarıdaki dizelerde teşbih(benzetme)sanatı vardır
Vücut sevgilinin gül bahçesine yaralar ise nar çiçeğine benzetilmiş
Ten-i zarumda pehlum üstühanı sayılur bir bir
Beni seyr itmeyen ahbab Musikar’ı görsünler
yukarıdaki dizelerde teşbih sanatı vardır
Aşık kendini ve inlemelerini Musikar’a ve onun gagasından çıkan seslere benzetmiştir
Ey Baki
bu ifade de nida(seslenme)sanatı vardır
Yalvarı görsünler
yukarıdaki ifadede iham sanatı vardır
yalvar sözcüğü hem yalvar- hem de bir çeşit para anlamında kullanılmıştır
Her iki anlamda beyte uygun olduğu için iham sanatı vardır
7
*gazel nazım şeklinin kullanılması
*beyit nazım biriminin kullanılması
*aruz ölçüsünün kullanılması
*sanatlı bir şöyleyiş olması
*arapça ve farsça sözcüklerin kullanılması
8
örnek yazı:
Bakinin gazeli yapı bakımından divan şiir geleneği yansıtmaktadır
Anlatımdaki sanatlı ve manzumlara dayalı ifadelerin yanı sıra ahenk bakımından da çok güçlü olan gazelde aşk teması işlenmiştir
şair aşk temasını aşık ve verfasız sevgili etrafında işlemiştir
temanın işlenmesinde manzumların yanı sıra şairin hayal gücünün de etkisi vardır
9
Baki;
*şiirlerinde tasavvufi unsurları kullanmıştır
*şiirleri nazım tekniği yönünden kusursuzdur
*şiirlerinde çok güçlü sanatlı bir söyleyiş vardır
*divan şiirinin en güçlü şairidir
Sayfa129
SU KASİDESİ
1) Ey göz, gönlümdeki ateşlere, gözyaşından su saçma, böylesine tutuşan ateşlere su çare kılmaz
Bu beyitte Fuzulî gönlünde aşk ve ıztırabı ateşlere, gözyaşını ise, suya benzetmiştir
Su ile ateş birbirine zıttır
Su ateşi söndürür
Fakat gönül atşi maddî değil, manevîdir
Bundan dolayı gözyaşları insanın içindeki ateşi söndürmez
Bu beyit bize Fuzulî’nin muztarip, duygulu bir insan olduğunu gösteriyor
Bu beyitte tekrarlanan (s, g, d, k) konsonantları (ünsüzleri) ile (o, ö, u) vokalleri (ünlüleri) bir ahenk vücuda getirmektedir
2) Dönen günbedin rengi mi mavidir, yoksa gözümden akan su mu onu çepçevre çevirmiştir, bilmiyorum
Bu beyitte geçen “âb-gûn” kelimesi hem suya benzer, hem mavi renk mânâsına gelir
Fuzulî gözyaşlarının gök kubbeyi çepçevre kuşattığını söylemekle mübalağa sanatı yapıyor, gökyüzünün renginin mavi mi, yoksa gözyaşlarından dolayı mı böyle göründüğünü bilmediğini söylemekle “tecahül-i arifane” de bulunuyor
Gökyüzü, için “günbed-i devvar” (döner kubbe) tamlamasını kullanmakla da şair, gökyüzü ile göz arasında bir münasebet kuruyor
Bu beyitte tekrarlanan (n ve g) konsonlarıyla ince ve kalın yuvarlak vokaller hususî, bir âhenk vücuda getiriyor
3) Kılıcının zevkinden gönlüm parça parça olsa, şaşılmaz, zira su zamanla duvarda yarıklar bırakır
Fuzulî’nin bu beyitte “zevk-i tîg-kılıcının zevki” tamlamasını kullanması psikolojik bakımdan dikkati çekicidir
Fuzulî sevgilisinin verdiği acıdan şikâyet etmez, tam tersine zevk duyar
Burada söz konusu olan kılıç sevgilinin keskin bakışıdır
Şair, senin kılıca benzeyen bakışlarının yerdiği acı’ bana zevk” verir fikrini “zevk-i tîg” tamlaması ile özetlemiştir
Divan şairleri bu nevi kısa, özet veya yoğun sözlerden hoşlanırlar
Onları okuyucunun çözümlemesi lâzımdır
Şair, kılıcın gönlünü çak çak (parça parça) etmesi ile suların duvarda yarıklar hâsıl etmesi arasında bir bağlantı kuruyor
Divan şairleri çok defa kılıç deyince suyu hatırlarlar
Bunun sebebi kılıcın imal edilirken su ile çelikleştirilmesidir
Bir klişe olarak kullanılan “âb-ı tîg” (kılıç suyu, kılıcın parlaklık ve keskinliği) tamlaması da onlarda su hayalini uyandırır
4
Yaralı gönül senin (peykân)ından korka korka bahseder
Yaralı olan suyu ihtiyatla içer
Bu beyitte geçen “peykân” sözü okun ucundaki demir mânâsına gelir
Bu da sevgilinin kirpiklerine tekabül eder
Sevgilinin oka benzeyen kirpikleri âşığı yaralar, yaralılar da suyu ihtiyatla içerler
5
Bahçıvan boşuna zahmet çekmesin, gül bahçesini suya versin, bin gül bahçesine su verse, senin yüzün gibi bir gül açılmasına imkân yoktur
Bu beyitte sevilen varlığın yüzü ile gül arasındaki benzeyiş dolayısıyla ikisi arasında bir mukayese yapılmıştır
Fuzulî su redifi vasıtasiyle hayali genişletiyor
Araya bahçıvanı da katıyor
Sevgili, güzellik ve başka vasıfları bakımından gülden üstündür
Şair, su vermek ile de oynuyor
Birinci mısrada “suya vermek” sözü mecazî olarak yok etmek mânâsına kullanılmıştır
6
Yazı yazan (hattat) kalem gibi gözlerine kara su inse de, senin yüzünün hattına benzer bir hat yazamaz
Bu beyitte “gubar,’ muharrir, hat, hâme ve kara” kelimeleri arasında tenasüb sanatı vardır
Bu kelimeler birbirleriyle ilgilidir
Hat, yazı sanatıdır
Gubar, hat sanatında bir yazı çeşididir
Şair, kalem, kara ve muharrir kelimelerini hat sanatı ile münasebeti bakımından zikrediyor
Divan şairleri sevgilinin yüzündeki ince tüyleri hatta (yazıya) benzetirler
Sevgilinin yüzünün hatları, hattatın yazdığı yazılardan çok daha güzeldir
Hattat, gözlerine kalem gibi kara su ininceye dek, yani kör oluncaya kadar yazı yazsa, senin yüzünün hattına benzer bir yazı yazamaz
Şair “okşamak” kelimesini hem benzetmek, hem yüz dolayısıyle sevmek mânâsında kullanmıştır
Kalem (hame) gibi gözüne kara su inmek sözü, mecazî olarak kör olmak mânâsına gelir
7
Yanağını hatırlarken kirpiklerim ıslansa bunda şaşılacak ne var? Gül yetiştirmek isterken, dikene verilen su boşa gitmez
Fuzulî bu beytinde gözyaşını tatlı bir alayla yumuşatıyor
Beyit, birbiriyle ilgili şu benzetmelere dayanıyor: Yanak-gül, kirpikler-diken, gözyaşı-su
Bu beyitte eskilerin “leff ü’ neşir” (sarma ve açma) dedikleri bir sanat vardır
Bu sanat, aralarında münasebet bulunan iki veya üç şey zikrederek karşılıklarını (benzerlerini) söylemek suretiyle yapılır
8
Gam günü hasta gönülden kılıcını (kirpiklerini, bakışını) esirgemek gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir
Fuzulî, burada da ok (kılıç) -su-yaralanma mazmununa dayanıyor
Karanlık gece ile sevgilinin kara gözleri arasında da münasebet vardır
9
Gönül, ondan ayrı olduğun zaman, onun peykinin (oka benzeyen kirpiklerini) isteyerek, hasretini teskin etmeğe çalış
Susuzum, git bu çöl de benim için su ara
Kılıca olduğu gibi peykâna (ok ucuna) da su verilir
Şairin “git bu çölde benim için su ara” demesi demirin kuruluk bakımından çöle benzemesinden, demirde ve çölde gizli olarak su bulunmasından dolayıdır
Şairin asıl özlediği sevgilisinin bakışlarıdır
10
Ben dudağına karşı büyük bir arzu duyuyorum
Kuru sofular ise, kevser istiyorlar; böylece sarhoşa şarap,’ ayık insana da su hoş gelir
Bu beyitte dudak kırmızılığı dolayısıyle içkiye benzetilmiştir, ve sarhoşa (aşığa) uygun görülmüştür
Kevser Cennet’te bir havuzun adıdır
Dîvan şairleri aşk ile kendinden geçenlerle kuru sofuları karşılaştırmaktan ve aralarındaki tezadı belirtmekten hoşlanırlar
Aynı beyitte birbirine paralel olan dudak-şarap, âşık-sarhoş, kevser-su, zahid-ayık insan benzetmeleriyle Fuzulî bir leff ü neşir sanatı yapmıştır
11
Su, durmadan senin mahallendeki bahçeye doğru akıyor
Galiba o, hoş yürüyüşlü sevgiliye âşık
Fuzulî’nin küçük bir tablo teşkil, eden bu beyti de birtakım gizli benzetmelere dayanır
“Serv-i hoş-reftar”dan maksat uzun boylu, güzel yürüyüşlü, sevgilisidir
Sevgilinin bahçesine doğru akan su âşıktır
Dîvan şairleri sevgilinin boyu için “revan” (akıcı) sıfatını da kullanırlar
Servi kelimesi, şairde su çağrışımı uyandırmıştır
12
Toprak (set) olarak sevgilinin köyüne giden suyun yolunu kessem gerek
Zîra o benim rakibimdir
O köye gitmesine engel olmalıyım
Şair burada yine servi dolayısıyle rakibini suya benzetiyor
Toprak olmak kelimesi mecazî olarak, ölmek mânâsına gelir
Fuzulî, bu kelimeyi hem, hakikî, hem mecazî mânâda kullanıyor
13
Ey dostlar, eğer onun elini öpme arzusu ile ölürsem, toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin
Fuzulî ince bir hayale dayanan bu beytinde (s) aliterasyonu ile (u) asonansının doğurduğu âhenkten de istifade ediyor
14
Servi, kumrunun yalvarmalarına karşı dikbaşlılık ediyor
Su gitsin de onun eteğine sarılıp ayağına düşsün yalvarsın
Servi ile kumru çok defa bir arada bulundukları için birbirlerine âşık sayılırlar
Servi, güzel boylu sevgiliye, kumru yalvaran âşığa benzer
Şair, servinin uzun oluşu ile dikbaşlılık arasında bir münasebet bulunuyor
Servi ağaçlarının dibinden akan su da bir arabulucuya benzetiliyor
Şair bu beyitte servi, kumru ve suya insana has vasıflar vermek suretiyle “teşhis” ediyor ve âdeta tabiatı masallaştırıyor
“Servi”, vahdeti (Tanrı) “su”, peygamberi, “kumru” kulu temsil eder
Beyitte arka planda böyle bir mânâ da vardır
15
Gül dalı bir hile ile bülbülün kanını içmek istiyor
Su, gül dalının damarına girerek bülbülü kurtarmalıdır
Renk kelimesi, renkten başka şekil, suret ve hile mânâlarına da gelir
Şairin burada onu kullanması gül ve bülbülün kanı dolayısıyledir
Gül, kendisine kırmızı renk sağlamak maksadıyle bülbülün kanına girmek istiyor
Divan şiirinde gül ile bülbül arasında bir aşk münasebeti olduğundan bahsedilir
Şair bu beytinde de gül, bülbül ve suya insanî vasıflar izafe ediyor
16
Su temiz tabiatını âleme aydınlık (berrak) kılmış ve Hazret-i Muhammed’in, yoluna girmiştir
Şair bu beytinde su ile Hazret-i Muhammed’e uyan, onun yolunda giden mümin arasında bir münasebet buluyor
Temizlik dolayısıyle İslâmiyet suya büyük önem verir
Su maddî ve manevî temizliğin sembolüdür
Suyun vasıflarından biri berrak oluşudur
İyi mümin de öyledir
Onun gönlü de su gibi aydınlık, herkese açıktır
